Google Web Search Gadget

17 Şubat 2012 Cuma

Bir ALex Olsan Bile...

 Alex de Souza. Basit tabirlerle bir futbolcu, bir kaptan, bir eş, bir baba. Baştan söyleyeyim eğer bu yazıda propagasyon yapacak olsaydım Alex'in rakipleri için hüsranın, yenilginin, mağlubiyetin adı olduğunu falan söylerdim herhalde. Ama bu konulara hiç girmeyeceğim çünkü bu bir taraftar yada takım yazısı değil. He illa bir takım adı vereceksek kadın-erkek takımı buradaki. 
 Türkiye'ye geldiği ilk günden beri önce futbolculuğu ile bizleri büyüleyen bu adam zamanla insanlığı ile de diğer futbolculardan ayrılır bir hale geldi. O kadar ayrılır bir hale geldi ki O'nun için insan değil diyenler bile oldu. Bugün sabah bilgisayarı açıp hem internette takılıp hemde "Blogda ne yazsam ki la acaba?" diye düşünürken bu fotoğrafı gördüm. 
 Bir alışveriş merkezindeki küçük bir kozmetik dükkanındaki küçük bir sandalyede oturan Alex, bir eline karısının çantasını diğer eline de kızının montunu almış onların çıkmasını bekliyor. Dünya üzerindeki her ilişkide erkeğin en nefret ettiği andır herhalde alışverişteki kadını beklemek. Hele bir de zemin ayrılmaya meyil tutmuşsa ayrılığı başlatacak o müthiş kavgaya başlayabilirsiniz işte.
 Hep derdim ne olursan ol bir Alex değilsin diye. Eğer kadının o bitmek bilmeyen alışveriş anında dahi beklemeyi biliyorsan, sen tartışmasız bir Alex'sin arkadaş. Yada bir Alex olsan bile elinde çantasıyla karının alışverişten çıkmasını beklemelek zorundasın abi... Nedir bizlere bunu yaptıran? Aşk mı, korku mu yoksa idare etme duygusu mu? Belkide kadının o çözülemeyen, sihirli fıtratıdır bizlere bunu yaptıran. 
 İstediğin kadar popüler ol, başarılı ol, zengin ol eğer erkeksen kadınına mahkumsun arkadaş sen, o sana hissettirmesede... Çocukken parka gittiğinde dahi kendini ne kadar özgür hissedersen hisset, annenin izin vermeyeceğini bildiğin için salıncağa tersinden binemezsin ya, öyle işte...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder